Nazan Arısoy Kitap Seti (4 Kitap) - Dokuz YayınlarıdiğerDOKUZNAZANARISOYSET1
Nazan Arısoy Kitap Seti (4 Kitap) - Dokuz YayınlarıdiğerDOKUZNAZANARISOYSET1

Nazan Arısoy Kitap Seti (4 Kitap) - Dokuz Yayınları

Marka : diğer
İndirim Oranı : %50 İndirim
Fiyat : ₺80,00
İndirimli : ₺39,90

 

Nazım’ın Pirayesi

“Hep anlattınız, hep yazdınız, iftira ettiniz, 
kendinizce yargıladınız ama bana hiç sormadınız. 
Nazım’dan, eşinden, dostundan beni dinlediniz. 
Bende Nazım olmak ne demek hiç anlamadınız. 
Şimdi sıra bende. 
Sessiz çığlıklarımın yankıları yüreklerinizi titretecek... 
Susmak yok artık. Haykırıyorum. 
Seni hudutsuzca seviyorum Nazım...” 

Frida Kahlo

Ben kırık dökük bedenimin içinde kusursuz ruhumla hep özgürdüm. Hiç esir olmadım dünyaya ta ki Diego cehenneminde yaşarken, cennet kokusu huzuru yaşıyor taklidi yapasıya kadar. Diego, herkesin göremediği cennetini cehenneminde gizlemeyi başarırdı. O gizemli cennetin varlığının kutsallığı beni ona esir etmeyi başarmıştı. Pervanelerin etrafında dönerken ölüme uçtuğu o ışık da benim, kutsal ışığın etrafında dönen pervane de. Aşkça konuşmayı bilmeyenlere sağır, insanca yaşamayı başaramayanlara körüm. Kendi ritmimde kıvrak danslarla hayatıma neşe ve özgürlük katmak benim işim. Ne kurbanım, ne de katilim. İnsanım ve olması gerektiği kadar çingeneyim. 

“Yine büyük bir aşkın peşinde, 
yine vazgeçilmezin düşünde, kutluyorum." 
Osman Sınav

Cemal Süreya Aşk Günü Doğdu

Cemal’i sevmek, hüzünle dostluktan, 
uzun hikâyeli aşk acısından geçenlerin işidir. 
Cemal onu sevenlere, gözüyle değil, ruhu ile bakmayı öğretir. 
Cemal’in trenleri vardı. Lokomotifler dolusu acı, 
aşk ve keder yüklü trenleri oldu daima... 
Huzur arayana huzur, aşk dili öğrenmek isteyene hoca, kederiyle başa çıkamayanlara omuz, 
aşkını söyleyemeyenlere lügattı. 
Huzurdu Cemal. Huzuru arayan huzurdu Cemalettin. 
Aşkın içine hapseder pişman eder, 
pişman olurdu ama yine de severdi kendince. 
Cesedin içinde atan bir yüreği olmadı hiçbir zaman. 
Yaşamak tanımın içinden çıkmadı hiç yaşantısı. 
Dibine kadar keder, dibine kadar aşk sancısı… 

Sonuna kadar aşktı. 
Cemal Süreya, her aşkta yeniden doğardı.

Bukowskınin Kadınları

Uzun süren ilişkilerin adamıydı o ama ilişkilerini sürdürmeyi başaramayan kadınların üzüntüsüne sebep olmak istemedi. 
İnsanları memnun etmek için gerekli donanıma ekonomik anlamda sahip değildi ama birçok zenginin sahip olamayacağı kadar 
kaliteli ve büyük bir aşk adamıydı. 
Romantik değildi. Sadece önemser ve bunu hissettirirdi. Buna romantiklik demezdi. Kadınların arzularına karşılık verecek kadar savunmasız, sıradan bir erkekti. Her erkekte var olan dürtüleri vardı. Kadın tanımları başkalarınınkine benzemezdi. Ruhu olmayanların insan bedeni bir işe yaramaz, düşüncesi vardı. 
Kadın düşkünü müydü? Evet. Kadınları seviyordu. Seksi seviyordu. Hangi erkek sevmez ki? 
Alkolik miydi? Evet. Uzun yıllar ciddi bir şekilde alkolikti. 
Huysuz muydu? Evet. Huysuz bir adamdı ve bir o kadar da huzur peşinde olduğu için kalabalıkta yalnız kalmayı seçti. 
Sahtelikten uzak durmanın bir yoluydu bu belki de. 
Mutlu muydu? Evet. Birçok insanın mutluluk tanımına uymayan bir anlayışı vardı. Sıkıntılı başlayan zor hayatı mutlu sonlandı. 
Bukowski’nin, “Ben bence yazıyordum, insanlar kendince anlıyordu,” cümlesine bakınca şunu söylemeden geçemeyeceğim. 
Ben Bukowski’den olma cümlelerimi Naz’ca yazdım. 
Siz de Bukowski ben olsaydım, diye okuyun…

 

 

Benzer Ürünler
Ürün detay paylaş